8. Sınıf - T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük - 1. Ünite : Bir Kahraman Doğuyor - Ünite Tekrar Testleri - Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
“Komşumuz Binbaşı Kadri Bey’di. Onun oğlu Ahmet askerî okula gidiyordu. Askerî mektep elbiseleri giyiyordu. Onu görünce ben de böyle elbiseler giymeye hevesleniyordum. Sokaklarda zabitler (subay) görüyordum. Onların derecesine varmak için takip edilmesi lazım gelen yolun askerî rüştiyeye girmek olduğunu anlıyordum. O sırada annem Selânik’e geldi. Askerî rüştiyeye girmek istediğimi söyledim. Annem askerlikten pek korkuyordu. Asker olmama şiddetle engel oluyordu. Kabul imtihanı zamanı gelince ona sezdirmeden kendi kendime askerî rüştiyeye imtihan verdim. Böylece anneme karşı bir emrivaki yaptım.”
Milliyetçilik akımının etkilerini azaltmak için ilan edilen Tanzimat Fermanı’na göre;
• Osmanlı halkının ırz, namus, can ve mal güvenliği devlet garantisi altına alınacaktır.
• Vergi herkesin gelirine göre alınacaktır.
• Mahkemeler açık olarak yapılacak ve kimse mahkeme kararı olmadan cezalandırılamayacak.
• Herkes mal sahibi olup, miras bırakabilecektir
Mustafa okul çağına gelince annesi ile babası arasında görüş ayrılığı belirdi. Geleneklere bağlı olan annesi onun dinî törenle İlâhîlerle Mahalle Mektebine gitmesini istiyordu. Yeniliklere daha açık olan babası ise onun yeni açılan ve modern eğitim yapan Şemsi Efendi ilkokulunda eğitim görmesini arzu ediyordu. Neticede baba olayı diplomatça çözümledi. Mustafa önce İlâhîlerle, dinî törenle mahalle okuluna başladı, birkaç gün sonra da oradan alınarak Selânik Şemsi Efendi Okuluna başladı. Mahalle mekteplerinin aksine bu okulda yeni öğretim metotları uygulanmakta, kara tahta, tebeşir, silgi, öğretmen masası, okumayı kolaylaştıracak levhalar kullanılmaktaydı.
Buna göre,
I. Selânik’te eğitim birliğinin olmaması Mustafa’nın gideceği okulun belirlenmesinde kararsızlığa neden olmuştur.
II. Mustafa'nın babası okul tercihi konusunda eşini kırmadan sorunu çözmüştür.
III. Şemsi Efendi Okulu, Mahalle Mektebine göre çağdaş öğretim araç ve gereçlerini kullanmaktadır,
XV. yüzyıldan itibaren gerçekleşen Coğrafi Keşifler sonucunda Avrupalı devletler zenginleşmiştir. Zenginleşen Avrupa'da bilim ve sanat alanında Rönesans, din alanında ise Reform Hareketleri gerçekleşmiştir. Bilim, sanat ve dini alanda özgürleşen Avrupa’da aklı ön plana alan Aydınlanma Çağı yaşanmıştır. Yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmeler Avrupa’da Sanayi inkılâbı’nı ortaya çıkarmıştır. Sanayileşen Avrupa’da üretim artmış, kaliteli, bol ve ucuz mal üretimi sağlanmıştır. XIX. yüzyılda Sanayi devletleri arasında yeni ham madde ve pazar bulma yarışına girilmiştir. Sanayi İnkılâbı’nı gerçekleştiremeyen Osmanlı Devleti ise Avrupalı devletlerin açık pazarı hâline gelmiştir.
Mustafa Kemal’in yetiştiği dönemde ülkede eğitim birliği yoktu. Bir tarafta geleneksel öğretime devam eden dinî ağırlıklı öğretim yapan medreseler vardı. Diğer tarafta batı örneklerine göre kurulmuş ordunun ihtiyacını sağlayan askerî okullar ile çeşitli meslek mensuplarını yetiştiren meslek okulları, Dar-ül Muallimin (1848), Mülkiye (1859) gibi kurumlar bulunmaktaydı. Ayrıca azınlıkların kendi cemaatlerinin ihtiyacını karşılaşmak için açtıkları azınlık okulları vardı. Bunlar dışında kapitülasyonlardan yararlanarak açılan yabancı okullar faaliyetteydi. Bunların her biri kendi amaçları doğrultusunda öğrenci yetiştiriyordu. Bu okullar içinde askerî okullar zamanın en iyi devlet okullarıydı. Eğitim parasız olduğu gibi dersler uzman öğretmenler tarafından verilmekte pozitif düşünceli, olayları objektif yorumlayabilen vatansever öğrenciler yetiştirilmekteydi.
Fransız düşünürlerin ortaya attığı meşrutiyet, vicdan ve düşünce özgürlüğü, hürriyet, adalet ve milliyetçilik gibi kavramların etkisiyle 1789’da Fransız ihtilali ortaya çıkmış ve bu kavramlar tüm dünyaya yayılmıştır. Fransız İhtilali ile her milletin kendi bağımsız devletini kurma hakkına sahip olduğunun vurgulanması, milliyetçilik fikrinin yayılmasına ve çok uluslu imparatorlukların dağılma sürecine girmesine yol açmıştır. Özellikle Avrupalı devletlerin desteklemeleriyle Balkan ulusları Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmiştir. Bu durumdan Osmanlı Devleti olumsuz etkilenmiştir. Osmanlı Devleti aydınları bu olumsuzlukları en aza indirmek için 1839’da Tanzimat Fermanı, 1856’da Islahat Fermanı ve 1876’da Meşrutiyet ilan ederek demokratik atılımlar yapmıştır.
Aşağıdaki Mustafa Kemal’in üstlendiği bazı görevler ile ilgili bilgiler verilmiştir.
• 11 Ocak 1905‘te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi tamamlayan Mustafa Kemal 1905-1907 yılları arasında Şam’da 5. Ordu emrinde görev yapmıştır. Burada Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurmuştur.
• 19 Nisan 1909‘da İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmay Başkanı olarak görev yapmıştır.
• 1911 yılında İstanbul’da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başlamıştır.
• 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’ı sömürge yapmak amacıyla başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne’de gönüllü olarak görev almıştır. Yerli halkı İtalyanlara karşı örgütleyerek Tobruk Savaşını kazanmıştır. 1 yıl sonra Deme Komutanlığına getirilmiştir.
• Ekim 1912‘de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katılmış Dimetoka ve Edirne’nin geri alınışında büyük hizmetleri olmuştur.
Sanayileşemeyen ve ekonomisini düzeltemeyen Osmanlı Devleti, uzun süren ve genellikle yenilgiyle sonuçlanan savaşların giderlerini karşılamakta zorlanmıştır. Bu zorluğu aşmak için Kırım Savaşı sırasında 1854’te İngiltere’den ilk kez dış borç alınmıştır. Zamanla diğer Avrupa devletlerinden de borçlanmaya gidilmiştir. Alınan paralar genellikle savaş giderleri ve altyapı çalışmaları için kullanılmıştır. Osmanlı borçlarını ödeyemez hâle gelmiştir. 1881’de Avrupalı devletlerin temsilcilerinden oluşan Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar) İdaresi kurulmuştur. Böylece Osmanlı Devleti’nin düzenli gelir kaynakları denetim altına alınmıştır.
Selânik, XIX. yüzyıl sonlarında canlı bir ticarete ve işlek bir limana sahip gelişmiş bir şehirdir. Selânik’in Avrupa ile demir yolu bağlantısının olması onu Osmanlı’nın Batıya açılan kapısı hâline getirmiştir. Ayrıca Selânik’te ulaşımın gelişmesi, Selânik’in ticaret merkezi oluşu, çeşitli dini ve etnik yapısı bölgede çok kültürlü özgür bir ortamın oluşmasını sağlamıştır. Şehirde kendi programlarına göre ders yapan Türk ve yabancı okullar bulunmaktadır. Yine şehirde basın hayatı oldukça çeşitlidir. Böyle bir dönemde Mustafa Kemal’in çocukluk yılları Selânik’te geçmiş
Osmanlıcılık fikri; Osmanlı Devleti’nin dağılmasını önlemek amacıyla devletin sınırları içinde yaşayanları hangi din veya milletten olursa olsun kaynaştırarak bir Osmanlı milleti oluşturmayı amaçlamıştır. Osmanlıcılık fikrini savunanlar, Genç Osmanlılar Cemiyeti adı altında örgütlenmişlerdir. Başlıca temsilcileri Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa’dır. Cemiyet, Devleti yıkılmaktan kurtarmak için haklar bakımından herkesin eşit olması gerektiğini savunmuştur. Bu cemiyet meşrutiyet yönetimine geçilmesini savunarak başta Balkan milletleri olmak üzere halkın tamamını yönetime katıp Osmanlı vatandaşı olma bilincini yerleştirmeyi amaçlamışlardır. Osmanlıcılık düşüncesi, çeşitli milletlerin Osmanlı birliğinden ayrılmasıyla başarısız olmuştur. Bu düşünce, Balkan Savaşları sonunda önemini kaybetse de Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar varlığını sürdürmüştür.
Bu metne göre;
I. Osmanlı aydınları devletin parçalanmasını engellemek için çareler aramışlardır.
II. Osmanlıcılık fikriyle toplumsal birlik sağlanmak istenmiştir.
III. Genç Osmanlılar ulusun devlette söz sahibi olduğunda sorunların çözülebileceğine inanmışlardır.
IV. Balkan Savaşları ile Osmanlı Devleti yıkılış sürecine girmiştir