2. Sınıf - Türkçe - 3. Ünite: Metin Bilgisi - Metinde Anlam - Test Çöz - 2023 Yeni MEB Eğitim Müfredatına Uygun Yeni Nesil Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
ASLAN İLE FARE
Ormanlar kralı aslan bir gün avlanmaktan gelmiş, bir ağacın altında yatmış, uyumuş. Minik bir fare aslanın üzerinde dolaşmaya başlamış. Aslan birden uyanmış ve sinirlenerek fareyi yakalamış. Fare yalvarmış:
- Ne olur beni bırak! Gün olur benim de sana bir iyiliğim dokunur, demiş.
Aslan, farenin bu sözlerine gülerek:
- Sen küçük bir faresin, bana nasıl bir iyiliğin dokunur ki deyip fareyi yere bırakmış.
Fare sevinerek oradan uzaklaşmış. Aradan uzun bir zaman geçmiş. Avcılar kurdukları bir tuzakla aslanı yakalamışlar. Aslanın bağrışlarını duyan fare, hemen dişleri ile tuzağın iplerini kemirmeye başlamış. Aslanı tuzaktan kurtarmış. Fare aslana dönerek:
- Beni küçük diye beğenmedin oysa ben senin canını kurtardım, demiş.
Aslan fareye teşekkür ederken yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını anlamış.
LA FONTAINE
………………………………………
Çetin, artık okula gitmeyi düşünmüyordu. Çünkü öğrenilecek her şeyi öğrenmişti. Eve gelince bunu annesine söyledi:
- Artık okuma yazmayı iyice öğrendim, dedi. Ayrıca dört işlemi de... Bundan sonra okula gitmeme bir neden kalmadı.
- Öyle mi, dedi annesi kaşını hafifçe yukarı kaldırarak.
- Evet, önemli olan her şeyi biliyorum. Örneğin buhar makinesini kimin bulduğunu biliyorum.
- Buhar makinesi ne demek, diye sordu annesi.
Tam bu sırada kapı çaldı. Gelen babasıydı. Ona da her şeyi öğrendiğini, artık okula gitmesine gerek kalmadığını söyledi Çetin.
- Bu doğru değil, dedi babası. Hiç kimse her şeyi bilemez. İnsanlar sürekli olarak bir şeyler öğrenirler. Ben bile her şeyi bilmiyorum.
Çetin düş kırıklığına uğramıştı. Babası bile her şeyi bilmiyorsa kim bilebilirdi. Kısa bir sessizlik oldu. Çetin'in sormak istediği bir soru vardı. Annesinin duymaması için sesini iyice alçaltarak konuştu:
- Buhar makinesi ne demek baba?
- Her şeyi bilmesen bile, çok önemli bir şeyi öğrenmişsin. Yani soru sormayı öğrenmişsin.
Sulhi DÖLEK
ASLAN İLE FARE
Ormanlar kralı aslan bir gün avlanmaktan gelmiş, bir ağacın altında yatmış, uyumuş. Minik bir fare aslanın üzerinde dolaşmaya başlamış. Aslan birden uyanmış ve sinirlenerek fareyi yakalamış. Fare yalvarmış:
- Ne olur beni bırak! Gün olur benim de sana bir iyiliğim dokunur, demiş.
Aslan, farenin bu sözlerine gülerek:
- Sen küçük bir faresin, bana nasıl bir iyiliğin dokunur ki deyip fareyi yere bırakmış.
Fare sevinerek oradan uzaklaşmış. Aradan uzun bir zaman geçmiş. Avcılar kurdukları bir tuzakla aslanı yakalamışlar. Aslanın bağrışlarını duyan fare, hemen dişleri ile tuzağın iplerini kemirmeye başlamış. Aslanı tuzaktan kurtarmış. Fare aslana dönerek:
- Beni küçük diye beğenmedin oysa ben senin canını kurtardım, demiş.
Aslan fareye teşekkür ederken yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını anlamış.
LA FONTAINE
………………………………………
Çetin, artık okula gitmeyi düşünmüyordu. Çünkü öğrenilecek her şeyi öğrenmişti. Eve gelince bunu annesine söyledi:
- Artık okuma yazmayı iyice öğrendim, dedi. Ayrıca dört işlemi de... Bundan sonra okula gitmeme bir neden kalmadı.
- Öyle mi, dedi annesi kaşını hafifçe yukarı kaldırarak.
- Evet, önemli olan her şeyi biliyorum. Örneğin buhar makinesini kimin bulduğunu biliyorum.
- Buhar makinesi ne demek, diye sordu annesi.
Tam bu sırada kapı çaldı. Gelen babasıydı. Ona da her şeyi öğrendiğini, artık okula gitmesine gerek kalmadığını söyledi Çetin.
- Bu doğru değil, dedi babası. Hiç kimse her şeyi bilemez. İnsanlar sürekli olarak bir şeyler öğrenirler. Ben bile her şeyi bilmiyorum.
Çetin düş kırıklığına uğramıştı. Babası bile her şeyi bilmiyorsa kim bilebilirdi. Kısa bir sessizlik oldu. Çetin'in sormak istediği bir soru vardı. Annesinin duymaması için sesini iyice alçaltarak konuştu:
- Buhar makinesi ne demek baba?
- Her şeyi bilmesen bile, çok önemli bir şeyi öğrenmişsin. Yani soru sormayı öğrenmişsin.
Sulhi DÖLEK
ASLAN İLE FARE
Ormanlar kralı aslan bir gün avlanmaktan gelmiş, bir ağacın altında yatmış, uyumuş. Minik bir fare aslanın üzerinde dolaşmaya başlamış. Aslan birden uyanmış ve sinirlenerek fareyi yakalamış. Fare yalvarmış:
- Ne olur beni bırak! Gün olur benim de sana bir iyiliğim dokunur, demiş.
Aslan, farenin bu sözlerine gülerek:
- Sen küçük bir faresin, bana nasıl bir iyiliğin dokunur ki deyip fareyi yere bırakmış.
Fare sevinerek oradan uzaklaşmış. Aradan uzun bir zaman geçmiş. Avcılar kurdukları bir tuzakla aslanı yakalamışlar. Aslanın bağrışlarını duyan fare, hemen dişleri ile tuzağın iplerini kemirmeye başlamış. Aslanı tuzaktan kurtarmış. Fare aslana dönerek:
- Beni küçük diye beğenmedin oysa ben senin canını kurtardım, demiş.
Aslan fareye teşekkür ederken yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını anlamış.
LA FONTAINE
………………………………………
Çetin, artık okula gitmeyi düşünmüyordu. Çünkü öğrenilecek her şeyi öğrenmişti. Eve gelince bunu annesine söyledi:
- Artık okuma yazmayı iyice öğrendim, dedi. Ayrıca dört işlemi de... Bundan sonra okula gitmeme bir neden kalmadı.
- Öyle mi, dedi annesi kaşını hafifçe yukarı kaldırarak.
- Evet, önemli olan her şeyi biliyorum. Örneğin buhar makinesini kimin bulduğunu biliyorum.
- Buhar makinesi ne demek, diye sordu annesi.
Tam bu sırada kapı çaldı. Gelen babasıydı. Ona da her şeyi öğrendiğini, artık okula gitmesine gerek kalmadığını söyledi Çetin.
- Bu doğru değil, dedi babası. Hiç kimse her şeyi bilemez. İnsanlar sürekli olarak bir şeyler öğrenirler. Ben bile her şeyi bilmiyorum.
Çetin düş kırıklığına uğramıştı. Babası bile her şeyi bilmiyorsa kim bilebilirdi. Kısa bir sessizlik oldu. Çetin'in sormak istediği bir soru vardı. Annesinin duymaması için sesini iyice alçaltarak konuştu:
- Buhar makinesi ne demek baba?
- Her şeyi bilmesen bile, çok önemli bir şeyi öğrenmişsin. Yani soru sormayı öğrenmişsin.
Sulhi DÖLEK
ASLAN İLE FARE
Ormanlar kralı aslan bir gün avlanmaktan gelmiş, bir ağacın altında yatmış, uyumuş. Minik bir fare aslanın üzerinde dolaşmaya başlamış. Aslan birden uyanmış ve sinirlenerek fareyi yakalamış. Fare yalvarmış:
- Ne olur beni bırak! Gün olur benim de sana bir iyiliğim dokunur, demiş.
Aslan, farenin bu sözlerine gülerek:
- Sen küçük bir faresin, bana nasıl bir iyiliğin dokunur ki deyip fareyi yere bırakmış.
Fare sevinerek oradan uzaklaşmış. Aradan uzun bir zaman geçmiş. Avcılar kurdukları bir tuzakla aslanı yakalamışlar. Aslanın bağrışlarını duyan fare, hemen dişleri ile tuzağın iplerini kemirmeye başlamış. Aslanı tuzaktan kurtarmış. Fare aslana dönerek:
- Beni küçük diye beğenmedin oysa ben senin canını kurtardım, demiş.
Aslan fareye teşekkür ederken yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını anlamış.
LA FONTAINE
ASLAN İLE FARE
Ormanlar kralı aslan bir gün avlanmaktan gelmiş, bir ağacın altında yatmış, uyumuş. Minik bir fare aslanın üzerinde dolaşmaya başlamış. Aslan birden uyanmış ve sinirlenerek fareyi yakalamış. Fare yalvarmış:
- Ne olur beni bırak! Gün olur benim de sana bir iyiliğim dokunur, demiş.
Aslan, farenin bu sözlerine gülerek:
- Sen küçük bir faresin, bana nasıl bir iyiliğin dokunur ki deyip fareyi yere bırakmış.
Fare sevinerek oradan uzaklaşmış. Aradan uzun bir zaman geçmiş. Avcılar kurdukları bir tuzakla aslanı yakalamışlar. Aslanın bağrışlarını duyan fare, hemen dişleri ile tuzağın iplerini kemirmeye başlamış. Aslanı tuzaktan kurtarmış. Fare aslana dönerek:
- Beni küçük diye beğenmedin oysa ben senin canını kurtardım, demiş.
Aslan fareye teşekkür ederken yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını anlamış.
LA FONTAINE
ASLAN İLE FARE
Ormanlar kralı aslan bir gün avlanmaktan gelmiş, bir ağacın altında yatmış, uyumuş. Minik bir fare aslanın üzerinde dolaşmaya başlamış. Aslan birden uyanmış ve sinirlenerek fareyi yakalamış. Fare yalvarmış:
- Ne olur beni bırak! Gün olur benim de sana bir iyiliğim dokunur, demiş.
Aslan, farenin bu sözlerine gülerek:
- Sen küçük bir faresin, bana nasıl bir iyiliğin dokunur ki deyip fareyi yere bırakmış.
Fare sevinerek oradan uzaklaşmış. Aradan uzun bir zaman geçmiş. Avcılar kurdukları bir tuzakla aslanı yakalamışlar. Aslanın bağrışlarını duyan fare, hemen dişleri ile tuzağın iplerini kemirmeye başlamış. Aslanı tuzaktan kurtarmış. Fare aslana dönerek:
- Beni küçük diye beğenmedin oysa ben senin canını kurtardım, demiş.
Aslan fareye teşekkür ederken yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını anlamış.
LA FONTAINE
………………………………………
Çetin, artık okula gitmeyi düşünmüyordu. Çünkü öğrenilecek her şeyi öğrenmişti. Eve gelince bunu annesine söyledi:
- Artık okuma yazmayı iyice öğrendim, dedi. Ayrıca dört işlemi de... Bundan sonra okula gitmeme bir neden kalmadı.
- Öyle mi, dedi annesi kaşını hafifçe yukarı kaldırarak.
- Evet, önemli olan her şeyi biliyorum. Örneğin buhar makinesini kimin bulduğunu biliyorum.
- Buhar makinesi ne demek, diye sordu annesi.
Tam bu sırada kapı çaldı. Gelen babasıydı. Ona da her şeyi öğrendiğini, artık okula gitmesine gerek kalmadığını söyledi Çetin.
- Bu doğru değil, dedi babası. Hiç kimse her şeyi bilemez. İnsanlar sürekli olarak bir şeyler öğrenirler. Ben bile her şeyi bilmiyorum.
Çetin düş kırıklığına uğramıştı. Babası bile her şeyi bilmiyorsa kim bilebilirdi. Kısa bir sessizlik oldu. Çetin'in sormak istediği bir soru vardı. Annesinin duymaması için sesini iyice alçaltarak konuştu:
- Buhar makinesi ne demek baba?
- Her şeyi bilmesen bile, çok önemli bir şeyi öğrenmişsin. Yani soru sormayı öğrenmişsin.
Sulhi DÖLEK