9. Sınıf : Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi - 2. Ünite : Din ve İslam Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Hz. Muhammed (s.a.s.) bir gün bineğiyle giderken arkasında oturan Muâz b. Cebel’e “Yâ Muâz!” diye seslendi. Muâz, “Buyur ya Rasûlullah! Emret!” diyerek cevap verdi. Hz. Muhammed (s.a.v.) tekrar, “Yâ Muâz!” diye seslendi. Muâz da yine “Buyur ya Rasûlullah! Emret!” dedi. Bu durum üç defa tekrarlandı. Daha sonra Allah’ın (c.c.) elçisi şöyle buyurdu: “Kim kalbiyle tasdik ederek Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet ederse Allah ona cehennemi haram kılar." (Buhâri, İlim, 49.)
Ali: Din ilahi kaynaklı olmalıdır. Dolayısıyla insanların meydana getirdiği beşeri inanç sistemeleri din olarak kabul edilemez.
Ebubekir: İslam dinine göre akıl sahibi olmayan kimseler ilahi emir ve yasaklarla sorumlu değildir.
Ömer: Din samimi ve içten duygularla benimsenir ve kabul edilir. İslam inancı baskı ve zorlama altında bir kimseye kabul ettirilemez.
Osman: İslam dininin gönderiliş amacı bireyleri hem bu dünya hayatında hem de ahiret yaşamında mutlu olmalarını sağlamaktır. Bunun için İslam dini birtakım emir ve yasaklar ile insanları sorumlu tutmuştur.
Faruk: Din özü itibariyle insanları hem iyilik ve doğruluğa hem de kötülük ve yanlışlığa sevk eder.
İman kelime olarak tasdik etme, doğrulama şüphe duymaksızın kişinin bir şeyi kabul etmesi, içten ve yürekten inanama, güven duyma gibi anlamlara gelir. Dinî terim olarak ise iman; kişinin Allah’ın (c.c.) o bir ve tek oluşuna tüm samimiyeti ile inanması, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğini kabul etmesi, O’nun (s.a.v.) Kur’an-ı Kerim vasıtasıyla JJ getirdiklerinin tamamına inanması demektir. İmanın kabul edilebilmesi için bunların tamamının kabul edilmesi gereklidir.
Metinden;
I. Hz. Muhammed’i (s.a.v.) peygamber olarak kabul etmek iman için gerekli olan esaslardan birisidir.
II. İmanın geçerli olabilmesi için ilk olarak Allah'ı (c.c.) bir ve tek olan ilah şeklinde inanca sahip olunmalıdır.
III. Hz. Muhammed’i (s.a.v.) peygamber olarak kabul eden ama O’nun (s.a.v.) getirdiği esasları kabul etmeyen bir kimsenin imanı geçerli olmaz.
IV. Kur’an-ı Kerim’i insanlara ulaştıran Hz. Muhammed’dir (s.a.v.)
V. İman esasları içerisinde ilahi kitaplardan sadece Kur’an-ı Kerim’i ilahi kitap olarak kabul edilmesi vardır. Diğer ilahi kitapların kabul edilmemesi imana aykırı değildir.
“Kim de Allah’a, meleklerine, resûllerine, Cibril’e ve Mikail’e düşmanlık ederse şüphesiz ki Allah, kâfirlerin düşmanıdır. (Bakara suresi, 98. ayet)
Verilen ayette,
I. Meleklere iman
II. Allah’a (c.c.) iman
III. Peygamberlere iman
IV. ilahi kitaplara iman
Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Kim bir iyilik yaptığında seviniyor, bir kötülük yaptığında üzülüyorsa o mümindir.”
(Ahmed b. Hanbel, IV, 399.)
“(Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler."
(Rûm suresi, 30. ayet.)
“Hz. Peygamber (s.a.v.) ‘Din samimiyettir.’ buyurdu. Biz ‘Kime karşı?’ diye sorduk. Bunun üzerine O (s.a.v.) ; ‘Allah’a, kitabına, resulüne, Müslümanların idarecilerine ve bütün Müslümanlara (karşı samimi olmaktır.)’ buyurdu.” (Müslim, İman, 95)
(I) İslam inanç ilkeleri gayet anlaşılır, açık ve sadedir. (II) İslam'ın inanç esaslarının hiçbirisinde herhangi bir kapalılık ve anlaşılmazlık söz konusu değildir. (III) Bu inanç ilkeleri insan fıtratına tamamen uygun olduğu için selim akıl tarafından kolayca anlaşılır ve kabul edilir. (IV) insan, kendisine verilen akıl sayesinde İslam inanç ilkelerini anlayıp benimsemekte kesinlikle zorlanmaz. (V) İslam inanç ilkelerinin böylesine anlaşılır olmasının temel nedeni ise onların insan ürünü olup vahiy merkezli olmamasındandır.