8. Sınıf - T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük - 4. Ünite : Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye - Ünite Tekrar Testleri - Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
İtilaf Devletleri 27 Ekim 1922’de TBMM Hükümeti yanında İstanbul Hükümeti'ni de Lozan Görüşmeleri’ne davet etmişlerdir. Osmanlı Hükümeti adına Sadrazam Tevfik Paşa meclise bir telgraf çekerek TBMM Hükümeti yanında konferansa katılmak arzusunda olduğunu bildirmiştir. İtilaf Devletleri’nin bu şekilde davranarak Türk tarafı arasında ikilik çıkarma ve konferans sırasında istediklerine daha kolay ulaşma amaçlarına karşı Mustafa Kemal, İstanbul Hükümetinin bu önerisini reddetmiştir. 1 Kasım 1922’de kabul edilen kanunla saltanat ve halifelik birbirinden ayrılmış, saltanatın 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgaliyle birlikte tarihe karıştığı kabul edilmiştir. Halifeliğin ise Osmanlı hanedanından bir kişinin TBMM tarafından bu göreve getirilmesiyle devam etmesi kararlaştırılmıştır.
Vatanımızın coğrafi olarak merkezinde sayılabilecek bir şehir olmasının yanı sıra, haberleşme ve ulaşım bakımından da avantajlı olan Ankara, bütün cephelere eşit mesafede olması sebebiyle bağımsızlık mücadelesinin yönetildiği merkez olmuştur. Ankara, bağımsızlık mücadelesinin zor günlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına karargâh olmuş, Milli Mücadele’nin başarıya ulaşmasında tarihi rol oynamıştır. Vatanımızın düşmanlardan kurtulması sonrasında, yeni kurulacak devlet için doğan başkent ihtiyacı üzerine, 13 Ekim 1923’te TBMM’de Ankara başkent olarak kabul edilmiş, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara olmuştur.
Temsil Heyeti’nin Ankara’ya gelmesiyle, Ankara; Milli Mücadele’nin, hürriyet ve bağımsızlığa kavuşma savaşının merkezi hâline gelmiştir. Mustafa Kemal Paşa, ülkeyi kurtarma çalışmalarını Anadolu’nun bu küçük kentinde sürdürmüştür. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın planları bu yoksul kentte hazırlanmıştır. Ankara, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışından Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süre içinde sayısız olaylara sahne oldu, Savaşın başarıya ulaşması için düzenli ordular kuruldu. Bu ordular İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da düşmanı bozguna uğratmıştır. 30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Savaşı ile Kurtuluş Savaşı’mız tamamlanmıştır. Yurdumuz düşmanlardan kurtulduktan sonra 13 Ekim 1923 Ankara başkent edilmiştir.
Atatürk’ün millet anlayışı akılcı ve insancıldır. Atatürk’e göre bir milleti başka milletlerden ayıran nitelikler vardır. Her millet kendi yetenekleri, kültürü ve imkânları çerçevesinde kendini diğerlerine kabul ettirmek ve mutlu yaşamak zorundadır, işte bir milletin bireylerinin bu biçimdeki davranışları milliyetçiliktir. Türk milliyetçiliğinin amacı, Türk’ün her alanda yükselmesi, yücelmesidir.
Atatürk’ün millet anlayışına göre;
I. İnsan sevgisini ön plana alır.
II. Her milletin kendine özgü özellikleri vardır.
III. Ülkenin kalkınmasını amaçlar,
“Milletin kurduğu devletin ve hükümet teşkilatının, vatandaşlara karşı yükümlü olduğu vazifeleri ve yetkileri vardır. Bu vazifelerin nitelikleri incelenirse, şöyle bir sıra yapılabilir: Memleket içinde, güvenliği ve adaleti sağlayarak ve devam ettirerek vatandaşların her çeşit hürriyetini güven altında bulundurmak. Dış siyaset ve diğer milletlerle olan ilişkileri iyi idare ederek ve her çeşit savunma kuvvetlerini, daima hazır tutarak milletin bağımsızlığını güven altında bulundurmak. Bu iki çeşit vazife, devletin en önemli vazifelerindendir. Denilebilir ki devletinin kurulmasındaki amaç, bu iki vazifenin yapılmasını sağlamaktır. Çünkü bu vazifeler, vatandaşların kişi olarak yapamayacakları işlerdir. Hatta vatandaşların bu vazifelerin bir bölümünü bile yapmaya çalışmaları uygun değildir. ” Mustafa Kemal Atatürk
Bu metne göre;
I. Halk kendi adaletini kendisi sağlamamalıdır.
II. Halkın yapamayacağı işler devlet eliyle gerçekleşmelidir.
III. Devlet halka karşı kendini sorumlu hissetmelidir,
Mustafa Kemal’in milliyetçilik ilkesi;
• Bir milletin sevinçte ve kederde ortak duyguları paylaşmasıdır.
• Bir toplumun gaye ve düşünce birliğidir. • Toplumdaki yardımlaşma ve dayanışma bilincidir.
• Toplumun her alanda yükselme ve ilerleme arzusudur.
Buna göre milliyetçilik ilkesi ile ilgili;
I. Toplumsal birlik ve beraberliğe hedefler.
II. Ülkenin kalkınmasını amaçlar.
III. Toplumun aynı ülkü ve fikirde olmasını amaçlar,
1 Kasım 1922’de padişahın saltanat yetkisinin kaldırılmasına rağmen halifelik yetkisine dokunulmamıştır. Halifelik, Osmanlı hanedanından Abdülmecit Efendi’ye verilmiştir.
Buna göre;
I. Müslüman Türk toplumu bu değişikliğe hazır değildir.
II. Cumhuriyetçilik ve Laiklik ilkesi doğrultusunda hareket edilmiştir.
III. Halifelik makamı TBMM’nin yanında yer almıştır,