8. Sınıf Türkçe 5. Ünite : Atasözleri ve Deyimler - Ünite Tekrar Testleri Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Günümüzde ilaç sektöründeki birçok firmaya baktığımızda aynı firmaların gıda, kozmetik vb. sektörlerde de boy gösterdiğini görüyoruz. Bunun altında aranabilecek birçok niyet var tabii ki. “Çok güçlü firmalar elbette tüm sektörlerde olmalıdır.” diye düşünebilirsiniz ama durumun iç yüzünün göründüğü gibi olduğunu düşünmüyorum. Tüketim toplumunda insanların neredeyse zorunluluk addederek aldığı küçük bir çikolata ya da değiştirdiği bir parfüm, insanları yıllar sonra aynı firmanın ilaçlarını kullanmaya mecbur bırakıyor bana göre. Üretilen her bir ürün, bir başkasını kullanmak zorunda bıraktıran kısır döngünün başlangıcından başka bir şey değil.
(I) Dizi filmler gecelerimizi gasp etti; akşam 20.00’de televizyon başına oturan bir müptela, 90 dakikalık dizinin, tekrarları ve reklam aralarıyla neredeyse gece yarısına kadar dizi izliyor, çoğu birbirine benzer hikâyelere harcıyor en değerli zamanını. (II) Nerede ağlatacağı, nerede güldüreceği; nasıl öfkelendirip nasıl sevdireceği ince ince hesaplanmış ticari hikâyelere. (III) Seyircinin isyanını duymadık bugüne kadar. (IV) Süresi 45 dakikaya inerse hem daha insani şartlarda çalışacaklarını hem de yaptıkları işin kalitesinin artacağını söylüyorlar. Fakat talepleri bir türlü hayata geçemiyor. RTÜK’ün bu konuda yaptırım gücü yok. Sorunu çözmek tarafların işi. Bir yanda televizyon kanalları, bir yanda yapımcılar, bir yanda reklam verenler var.
Meksika’da yaptığım seyahatlerle ilgili bu. Gittiğim farklı şehir ve kasabalarda insanlar oradaki hayvanlarla yaşama eğilimindeydi. Dolayısıyla makinemle hayvanları yakalamak bana çok doğal geldi. Kedi, köpek, keçi ve diğer hayvanlar vardı. Kendi portrelerim de değişiyor. Gösterdiğiniz fotoğraf, birisinden ayrıldıktan sonra çektiğim bir fotoğraf ve aslında altında “Gözler uçmak için mi?” yazıyor. Bu daha çok bir soru işareti, kuşları gözlerimin üzerine yerleştirdim ve kendime sordum: Uçmak için bu gözleri kullanabilir miyim?
Para vermekten haz duyarım. Omuzlarımdan bir yük atmış, bir çeşit kölelikten kurtulmuş gibi olurum. Ayrıca para verirken doğru bir iş yapmanın, başkasını memnun etmenin keyfini duyarım. Ama hesap, kitap, alışveriş, pazarlık isteyen alışverişlere yanaşmam. Bu türlüsünü benim yerime yapacak kimse olmadı mı işin uzamasına meydan vermem. Tabiatıma çok aykırı gelen o iğrenç konuşmalara düşmektense bırakır kaçarım. Dünyada pazarlık kadar sevmediğim başka bir şey yoktur.
Üniversitede bir hocamız kendini kitap okumaya adamıştı. Yemek yerken, sıra beklerken, hatta ders aralarında bile kitap okurdu. Her türden kitap okurdu. Okuduğu kitaplarda yazarların nasıl yazdığını umursamazdı. Bize de yazarların diline takılmadan bütün kitapları okumamızı öğütlerdi. Ona göre bir kitapta ne anlatıldığı önemliydi. Bu nedenle okuduğu kitaplarda aradığı en büyük özellik buydu.
“Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı gene aynı şekilde fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Samimilik demiyorlar mı, büyük bir söz ettiklerini, her işi ta kökünden çözümleyiverdiklerini sanıyorlar. Samimi olmak kolaymış gibi... Öyle ya, aklınıza geleni, daha doğrusu ağzınıza geleni söyleyiverirsiniz, olur biter. İçinize öyle doğmuş. ........ Samimidir diye onları da mı beğenecek, onları da mı alkışlayacağız? Samimiliği yermeye, kötülemeye mi kalkıyorum? Hayır, bilirim onun büyük bir değer olduğunu. Ama nedir samimi olmak? Ulu orta konuşmak mıdır? Değildir.
…… Ancak bu sefer aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Başıma gelmeyen kalmadı. Yollar buz tuttuğu için arabam kontrolümden çıkıp başka bir araca çarptı. Neyse ki ufak maddi hasarlarla atlattık. Lâkin başıma gelenler bununla da bitmedi. Bir lokantada yemek yedim, tam hesabı ödeyecektim ki cüzdanım yok cebimde. Düşürmüş olmalıyım, diye düşündüm. Durumu izah ettim, neyse ki lokanta sahibi anlayışlı çıktı. Sıkıntılar bunlarla da bitmedi. Ticari anlaşmalar yapmak için geldiğim firmanın, başka biriyle anlaşma yaptığını öğrendim. Firmadan ayrılırken asansörde mahsur kalmam da çabası.
Felsefecilere göre sanat eserlerinin ortaya çıkma nedenlerinden bazıları şunlardır:
• Taklit
• Yaratma
• Oyun