8. Sınıf - T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük - 6. Ünite : Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası -Ünite Tekrar Testleri - Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Lozan’da TBMM heyeti, Osmanlı toprakları üzerinde 16 bağımsız ülkenin kurulduğunu, alınan paraların bir kısmının yeni kurulan ülkelere harcandığını, bu yüzden borçların buna göre ödenmesini istemişti. Ancak bu istek kabul edilmedi. Osmanlı Devleti’nden kalan borçların ödenme şekli, ilgili devletler arasında alınacak kararlara bırakılmıştır. Lozan Konferansı'ndan sonra 13 Haziran 1928’de Paris’te imzalanan bir antlaşmayla Osmanlı borçları sorunu çözüme kavuşturulmuştur. Bu borçlar, en büyük payı Türkiye Cumhuriyeti’nin ödemesi şartıyla devletlerarasında paylaştırılmıştır. Türkiye’nin payına düşen borçların taksitler halinde Türk lirası veya Fransız frangı olarak ödenmesine karar verilmiştir.
Bu metne göre;
I. Türkiye, borçların Osmanlı’dan ayrılan devletlerarasında paylaşılmasını istemiştir.
II. Borçlar konusu Lozan’da çözüme kavuşturulmuştur.
III. Borçlar sorunun çözümünde birçok devletin kararı etkili olmuştur
Zorlu Kurtuluş Savaşı sırasında benimsenen dış politika çizgisi öncelikle milli sınırlar içinde bağımsız bir Türk Devleti kurulması ana hedefiyle uyumlu olmuştur. Maceracı ve yayılmacı eğilimleri reddeden, ancak bağımsızlıktan taviz vermeyen bu tutum, Mondros Mütarekesi ve Sevr Anlaşması’nda öne sürülen şartların kabul edilemez ilan edilmesinden milli çıkarlardan ödün vermeyen Lozan Antlaşması'nın müzakere edilerek hayata geçirilmesine kadar, Türkiye Cumhuriyeti’nin koşulsuz bağımsızlığını sağlayan bir dizi gelişmeye damgasını vurmuştur.
Verilen bilgiler ve görsele göre;
I. İtalya’nın saldırgan tutumu devletler arasında yakınlaşmaya neden olmuştur.
II. Sadabat Paktı; Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan güvenlik anlaşmasıdır.
III. Türkiye Sadabat Paktı ile doğu sınırlarından gelecek tehlikeyi önlemeye çalışmıştır.
Avrupalı devletler kapitülasyonlar aracılığıyla Osmanlı’da çok sayıda farklı okullar açmış ve çeşitli haklara sahip olmuşlardır. Bu okullar, zamanla Osmanlı Devleti’ne karşı bazı zararlı faaliyetlerde bulunmaya başlamışlardı. Lozan Barış Antlaşması’nda bu okullarla ilgili denetim ve eğitim sistemini düzenleme yetkisi TBMM’ye verilmiştir.3 Mart 1924 tarihinde Tevhidi Tedrisat Kanunu ile ülkedeki tüm okullar Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır. Ancak Fransa ve Papalık, yabancı okullarda Türk öğretmenlerin görev yapmasına ve Türkçe, Coğrafya ve Tarih derslerin Türkçe ile okutulmasına karşı çıkmışlardır. Türkiye, bu sorunun kendi iç meselesi olduğunu bildirerek diğer devletlerin soruna karışmasına izin vermemiştir. Türkiye’nin belirlediği kurallara uyan yabancı okullar eğitimlerine devam etmişler, uymayanlar kapatılmıştır. Böylece yabancı okullar sorunu çözüme kavuşturulmuştur.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin maddelerine göre;
• Boğazlar Komisyonu kaldırılmış ve yetkileri Türkiye’ye bırakılmıştır.
• Boğazlar, Türkiye’nin egemenliğine bırakılmıştır.
• Türkiye, Boğazları silahlandırma hakkına sahip olmuştur.
Atatürk Lozan Antlaşması’nın imzalanması üzerine “Lozan, geneli bakımından bizi hoşnut ediyor. Biz bu antlaşmaya tümüyle uyacağız. Çözümlenmemiş meseleler için dostça çözüm biçimleri bulunacağını ümit ediyoruz. Yakın bir gelecekte şimdiye kadar çözümlenemeyen meselelerin kesin olarak çözüm yoluna yaklaştığını görmek istiyoruz.” demiştir.
Atatürk Döneminde yapılan antlaşmaların özellikleri şunlardır;
• Yapılan bütün antlaşmalar barışı, dostluk ve işbirliği amacını gütmektedir, ittifaklar da sadece savunma için olmuştur.
• Türkiye hiçbir gizli antlaşma imzalamamıştır.
• Türkiye antlaşmaların geçerliliğinin korunmasında elden gelen titizliği göstermiştir.
Atatürk’e göre, milletimizin mutlu ve huzurlu yaşayabilmesi için devletin millî bir politika izlemesi gerekir. Millî politika, millî sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi gücümüze dayanmaktır. Türk milletinin varlığını ve bağımsızlığını korumak, ülkemizin kalkınması için çalışmaktır. Atatürk’ün dış politikası, Türk Devleti’nin güçlendirilmesi ve korunmasına yöneliktir. Bu siyaset gerçek ilkeler üzerine kurulmuş, gerçekçi bir anlayışla hazırlanmış ve barışı temel almıştır. Bu konuda, Atatürk şunları söylemiştir:” Dış politika, bir toplumun içyapısıyla sıkı sıkıya ilişkilidir. Çünkü iç kuruluşa dayanmayan dış politikalar her zaman yenik kalırlar. Bir toplumun içyapısı ne denli güçlü ve sağlam olursa, dış politikası da o oranda güçlü ve dayanıklı olur.”
Verilen metne göre Atatürk dönemi Türk dış politikasıyla ilgili;
I. Hayaller peşinden koşmaz.
II. Gücünü milletten alır.
III. Milli menfaatleri esas alır,
Lozan Barış Antlaşması’na göre İstanbul’da yaşayan Rumlar ile Batı Trakya’da yaşayan Türkler dışındaki Türk ve Rum nüfusu karşılıklı olarak Türkiye ile Yunanistan arasında mübadele edilecekti. Ancak mübadelenin uygulanması sırasında Yunanistan’ın olumsuz tutumu yüzünden taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır. Görüş ayrılıkları ve Yunanistan’ın uzlaşmaz tutumu nedeniyle sorun çıkmaza girmiştir. Türkiye ile Yunanistan arasında anlaşmazlığın giderek büyümesi üzerine sorun, Milletler Cemiyetine götürülmüştür. Cemiyet, Lahey Adalet Divanı’nın görüşünü almış ancak bu görüş her iki tarafı da memnun etmemiştir. Bu gelişme üzerine taraflar arasındaki gerginlik giderek büyümüştür. Yunanistan, Batı Trakya’daki Türklerin mallarına el koymaya başlamıştır. Türkiye de buna karşılık vermiş ve İstanbul’daki Rumların mallarına el koymuştur 1 Aralık 1926 tarihinde Atina Antlaşması ile sorun çözüme kavuşturulmuştur.Fakat iki devlet arasındaki gerginlik 1930 yılına kadar devam etti. 1930’da Ankara’da imzalanan Nüfus Mübadelesi Antlaşması ile sorun çözümlenmiştir.
Lozan Antlaşması sonrasında Türkiye yabancı okullarla ilgili yasal düzenlemeler yapmıştır. Çıkarılan “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” ile yabancı okulların ayrıcalıklarına son verilerek bu okullar Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır. Yabancı okullara Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulmak üzere tarih ve coğrafya dersleri de konulmuştur. Ayrıca bu okullar Türk müfettişlerce denetlenmeye başlanmıştır. Bu çalışmalar, bunca zamandır serbest hareket etmeye alışmış bazı yabancı okulları rahatsız et ise de Türkiye kararlarının arkasında durmuştur. Kurallara uyan yabancı okullar faaliyetlerine Türk Hükûmeti’nin kontrolünde devam ederken aykırı hareket eden okullar kapatılmıştır.
Bu metne göre;
I. Yabancı okullar meselesini Türkiye kendi isteği doğrultusunda çözmüştür.
II. Türkiye sorunun çözümünde milliyetçilik ilkesine göre hareket etmiştir.
III. Türkiye’nin kararlarının arkasında durması Türk dış politikasının “tam bağımsızlık” ilkesine uygundur.