8. Sınıf Türkçe 6. Ünite : Paragrafta Anlatım - Düşünceyi Geliştirme Yolları Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
İnsanlar, su üzerinde bir yerden bir yere gitmek için gemilerden yararlanıyorlar. Gemiler başka birçok amaçla da kullanılıyor. Yiyecek ve eşya taşımak, balık tutmak ve keşif yapmak gibi... Gemilerin kullanım amaçları insanların gereksinimlerine bağlı olarak değişiyor.
Kadın ve erkeğin her türlü toplumsal alanda eşit ve yan yana olması, toplumun gelişmesi ve yükselmesi açısından hayati önem taşır. Bunun ilk basamağı ailelerimizin çocuklarına eşit yaklaşımı ise ikinci basamağı da eğitimdir. Atatürk, kadınlarımızın ve kızlarımızın erkekler gibi eğitimin her kademesinden yararlanmaları için büyük bir çaba sarf etmiştir. Bu konudaki fikirlerini şu sözleri ile çok açık bir şekilde yansıtmaktadır: “Bir sosyal topluluk, bir millet, erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı topraklara, zincirlere bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin?”
Annemin yeniden genç kız gibi yollardan geçtiği sıralarda, yağmurlardan bile gönenirdim. Bu yağmurlar ergenlik yıllarımın ve şimdinin yağmurlarına yabancıdır. O rüzgâr üşütmezdi; o soğuk rüzgârlar yağmurluğumun yakasını, eteklerini açıp uçurtmazdı. Annemle yağmurda yürüyüşlerimizi özlüyorum. Tramvayların, otobüslerin, vapurların, ender bindiğimiz otomobillerin pencerelerine iri damlalar vururdu. Damlanın bütünleşerek cama çarpışı; dağılarak kendince su yolları açıyor. Yağmurun çiçek dürbününden binlerce şekil geçerdi arka arkaya. Bulutlarla da hep bu oyunu oynardık. İncila ablayla... İncila abla, annemin isteyerek, özleyerek gittiği evin kızıydı.
Sevmek diyoruz. Basit gibi görünen ama olağanüstü bir duygu. Kilitli kapıları açan bir kilit, hayata anlam yükleyen bir ışık misali. Karşılık beklemeden yapmalıyız sevme işini. Varsın ilk el uzatan siz olun. Her zaman, yılmadan… Kaybetmeyeceksiniz. Bir gün uzattığınız o ellerin havada kalmayacağını göreceksiniz. Yüzünüze sevginin güzelliği yansıyacak. Sevilmenin tadı mı? O da en az sevmek kadar tatlı ve mutlu eder insanı. Sevilen, bu duyguya hiç doyamaz. Verdiği hazla daima istekli, canlı, ışıl ışıl parlaklık saçar etrafa. Kötülük de gelmez onlardan. Sevmeyi ve sevilmeyi hakkıyla becerebilenler bu duyguların ışığını ayna misali etraflarına yansıtırlar.
Gıda boyası, gıdanın görünüşünü yapay renkler vererek değiştirmek üzere geliştirilmiş kimyasal bileşiklerdir. İnsanlar yüzyıllardır yiyeceklere renklendirici ekler. Fakat ilk yapay gıda boyası 1856’da kömür katranından üretildi. Günümüzde gıda boyası petrolden üretilir. Yıllardır, yüzlerce yapay gıda boyası geliştirildi. Gıda üreticileri genellikle yapay gıda boyalarını, doğal gıda renklendiricilerine tercih eder. Çünkü yapay boyalar daha canlı renk üretir. Fakat yapay gıda boyalarının güvenilirliği ile ilgili tartışmalar vardır.
Bu metinde,
I. Sayısal verilerden yararlanma
II. Karşılaştırma
III. Tanımlama
IV. Benzetme
Yapay gıda boyaları; şekerlere, sporcu içeceklerine ve pişmiş ürünlere parlak renkler verir. Bazı markalara ait ilaçların yanı sıra turşularda, füme somonda ve salata soslarında bile kullanılır. Aslında yapay gıda boyası tüketimi son 50 yılda %500 oranında arttı ve çocuklar da bu boyaların en büyük tüketicisidir. Yapay gıda boyalarının kanser ve alerjiye ek olarak çocuklarda hiperaktivite gibi ciddi yan etkilere neden olabileceği iddia edildi. Bu konu oldukça tartışmalıdır ve hakkında çok fazla zıt fikir vardır.
Gök mavisi ve buğday sarısını andıran parlak tüyleri vardı. Küçük, siyah gözlerini kapayıp açtığında belirginleşen minik kirpikleri ona apayrı bir sevecenlik katıyordu.
Paragraf, herhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başına kadar olan bölümüne denir. Daha geniş bir ifadeyle paragraf: “Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir durumu, bir öneriyi, olayın bir yönünü, yalnızca bir yönüyle, anlatım tekniklerinden ve düşünceyi geliştirme yollarından yararlanarak anlatan yazı türüdür.” Kelimeler cümleleri, cümleler paragrafları, paragraflar da yazıları oluşturur. Paragraf, bir yazının en küçük parçasıdır. Bu yönüyle yapı bakımından bir yazıya benzer. Nasıl yazıda giriş, gelişme, sonuç bölümleri varsa paragrafta da aynı bölümler vardır. Her paragrafta bir düşünce savunulur. Paragrafın bir bütün oluşturabilmesi için cümlelerin de yapı ve anlam yönüyle bütünlük oluşturması gerekir. Paragraftaki düşünceler hem kendi aralarında birbirine bağlı hem de ana düşünceye bağlıdır.
Düşünceyi geliştirme tekniklerinden olan örneklendirme, bir düşünceyi daha somut hâle getirebilmek için yazarın konuyla ilgili örnek veya örneklere yer vermesidir.
Edebiyat ve müzik gibi kendi içinde süreklilik gösteren eserlerde bitiş önemlidir. Bütün etki buradadır. İstenilen sonuç bu bölümde alınır. Konuşmacı; bütün konuşma boyunca dile getirdiklerini, geliştirdiği fikirleri, verdiği örnekleri toplayacak ve gerilimi, vurgusu, tonu, inandırıcılığı yüksek bir ifade ile, kısa bir paragrafla dinleyiciye tekrarlayacaktır. Atatürk’ün “Nutuk” adlı eseri TBMM’de yapılmış uzun bir konuşmadır. Bu konuşmanın sonu, “Gençliğe Hitabedir. Bu hitabe de her bakımdan eksiksiz bir sonuçtur.