8. Sınıf - T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük - 7. Ünite : Atatürk' ün Ölümü ve Sonrası - Ünite Tekrar Testleri - Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı dışında kalmış ama halk günlük yaşamında hastalıklara karşı amansız bir mücadele vermiştir. Devletin sunduğu sağlık şartlarının kısıtlı olması nedeniyle halk, sağlık kuruluşlarından yeterli desteği görememiştir. Doktorların önemli bir bölümü askere alınmıştır. Hastane ve yatak sayısı yetersizdi. İthalatın kesintiye uğraması bazı ilaçların piyasada bulunmamasına yol açmıştı. Bütün ilaç fiyatları yükselmiş ve ilaçlar karaborsaya düşmüştür. Gıdasızlık, yetersiz beslenme kötü barınma şartları, artan yoksullukla beraber temizlik imkanlarının azalmasıyla bulaşıcı hastalıklar halk için bir tehdit haline gelmiştir. Devlet tifo, kolera gibi salgın hastalıkları önlemek için bazı tedbirler almıştır.
Türkiye, ikinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamasına rağmen savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik sıkıntıları tümüyle yaşamıştır.
Bu durumun yaşanmasında,
I. Ülke genelinde seferberlik ilan edilmesi,
II. Sanayi ve tarım üretimin azalması sonucu ihracat gelirlerinin artması
III. Devlet gelirlerinin önemli bir kısmının savunma harcamalarına ayrılması,
Versay Antlaşması’na rağmen Hitler döneminde Almanya'da üretilen uçak sayısı 1932’de 36 iken 1934’te 1932’ye, 1936’da 5112’ye çıkmış, hava kuvvetlerinde 26 olan filo sayısı 302’ye yükselmişti. II. Dünya Savaşı başladığında Almanya’nın 4000 cephe hattı uçağı vardı. Donanma personelinin sayısı ise 1932’deki sayının 5 katına çıkmıştı ve Hitler iktidarı öncesine göre 12 kat daha fazla para harcanmıştır.
Atatürk, yeni bir dünya savaşı tehlikesine karşı Türkiye’nin güvenliğini sağlayacak tedbirler almaya çalışmıştır. Ege’deki On İki Ada’yı elinde bulunduran İtalya’nın saldırgan politikaları Türkiye’yi kaygılandırmıştır.
Bunun üzerine Türkiye;
• Balkan devletleriyle imzalanan Balkan Antantı ile de batıdan gelebilecek muhtemel saldırılara karşı tedbir almıştır.
• Lozan Antlaşması’nın Boğazlarla ilgili hükümlerinin değiştirilmesi için Milletler Cemiyetine başvurmuş. Bu başvuru üzerine imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlardaki askersiz bölge kaldırılmış ve Boğazların yönetimi Türkiye’ye bırakılmıştır.
• Doğu’da oluşabilecek tehditlere karşı da Sadabat Paktı imzalanmıştır.
Böylece Türkiye kendi güvenliğinin sağlanması yolunda önemli bir adım atmıştır.
Atatürk'ün ölümünden sonra birçok dünya lideri onunla ilgili açıklamalarda bulunmuş ve taziyelerini iletmiştir. Farklı ülkelere ait gazeteler ilk sayfalarında ve köşe yazılarında Atatürk’le ilgili yazılara yer vermiştir. Birçok yazar, makalelerinde ve kitaplarında Atatürk’ten bahsetmiştir. Çıkan yazılarda, onun inkılâpçı kişiliğinden söz edilmiş, özellikle dünyada sömürgecilik ve emperyalizme karşı başlatılan savaşların lideri olduğu vurgulanmıştır. Dünya milletleri arasında karşılıklı anlayışın ve barışın öncüsü olduğu gerçeğine işaret edilmiştir.
Bu metne göre Atatürk’le ilgili;
I. Ölümü üzerine verilen tepkiler Atatürk’ün evrensel bir lider olduğunu gösterir.
II. Yapmış olduğu bağımsızlık mücadelesi birçok devlet tarafından örnek alınmıştır.
III. Yurtta barış, dünyada barış fikri ile dünya barışına katkıda bulunmuştur.
Bu metne göre;
I. Birinci Dünya Savaşı sonrası imzalanan antlaşmalar yeni bir savaşa ortam hazırlamıştır.
II. Dünya barışının korunması için yapılan çalışmalar yetersiz kalmıştır.
III. Yeni dünya savaşının başlamasında İtilaf Devletleri’nin politikaları etkili olmuştur,