8. Sınıf - T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük - 1. Ünite : Bir Kahraman Doğuyor - Avrupa' daki Gelişmeler ve Osmanlı Devleti - Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
1897 Yunan Harbi sırasında Mehmet Emin Yurdakul’un “Cenge Giderken” şiirinde dillendirdiği “Ben bir Türküm dinim, cinsim uludur” dizesi Türkçülük akımının sloganı olmuştur. Balkan Savaşlarının meydana getirdiği olumsuz sonuçlar ve Osmanlıcılık akımının farklı milletleri birleştirme yönündeki çabalarının başarısız olması, Türkçülük akımını ön plana çıkarmıştır.
1789 yılında gerçekleşen Fransız ihtilâli, her milletin kendi bağımsız devletini kurma hakkına sahip olduğu düşüncesinin yayılmasına ve imparatorlukların dağılma sürecine girmesine yol açmıştır. Bağımsız devlet kurma hayaliyle isyan eden azınlıkların etkisiyle Osmanlı Devleti’de toprak kayıpları yaşamıştır.
Osmanlı Devleti, azınlıkların isyan etmesini önlemek amacıyla yayımladığı Tanzimat Ferman’nda herkesin can, mal ve namusunu kanunla güvence altına almıştır. Osmanlı Devleti, isyanlara devam eden gayrimüslimlere Islahat Fermanı ile fazladan haklar vermiştir. Buna rağmen ayrılıkçı ayaklanmalar engellenememiştir. Jön Türklere göre bunun nedeni olarak padişahın yönetimde tek söz sahibi olmasıydı. Padişahın halk tarafından denetlenmesi gerektiğine inanan Jön Türkler, Meşrutiyet’in ilan edilmesini sağlamışlardır. Mebusan Meclisi’nin açılarak azınlıkların meclise girmesine rağmen azınlıklar ayrılıkçı hareketlerine devam etmişlerdir.
Osmanlı Devleti’nin Avrupalı devletlerden aldığı borçlarını ödeyememesi üzerine Avrupalı devletler tarafından 1881 yılında Düyûn-u Umûmiye İdaresi kurulmuştur. Genel Borçlar İdaresi olarak da bilinen bu kurum, Osmanlı Devleti’nin bazı gelirlerine el koymuş ve borçlar bu gelirlerden tahsil edilmeye başlanmıştır.
Buna göre Osmanlı Devleti ile ilgili;
I. Ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir.
II. Avrupa nın ekonomik denetimi altına girmiştir.
III. Alınan borçlar doğru yerlerde kullanılmıştır,
Sanayi İnkılabının sonucunda üretimde kol gücünün yerini makineler almaya başlamıştır. Makineler sayesinde üretim hızla artmış, hızlı üretimle birlikte ham madde ve pazar ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Sanayileşmiş devletler ihtiyaçlarını karşılamak için sömürge yarışına girmiştir. Devletlerarası gruplaşmalar ve daha fazla sömürge elde etmek ve var olan sömürgeleri de korumak amacıyla silahlanma yarışı ortaya çıkmıştır.
Osmanlı Devleti, XIX. yüzyılda başlayan isyan hareketleri neticesinde dağılma sürecine girmiştir. Osmanlı devlet adamları ve aydınlar devletin dağılmasını önlemek amacıyla bazı fikir akımları ortaya atmışlardır. Dağılmayı önlemek amacıyla Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın öncülüğünü yaptıkları fikir adamları devletin sınırları içinde yaşayanları din veya millet ayrımı yapmaksızın Osmanlı milleti oluşturmayı amaçlamışlardır.
Bu fikir akımıyla ilgili;
I. Toplumsal eşitliği sağlamaya çalışmaktadır.
II. Devletin bütünlüğü korunmak için ortaya atılmıştır.
III. Bütün Müslümanları Osmanlı halifesi etrafında toplamayı amaçlamıştır.
İslamcılık, Osmanlı Devleti’nin bütünlüğünü korumak amacıyla ortaya çıkan düşünce akımıdır. Amacı, farklı ırklardan Müslümanları halife etrafında birleştirerek Hristiyan dünyasının karşısında bir denge unsuru hâline getirmektir. Aynı zamanda Balkanlardaki Müslüman milletleri devletten kopmasını önlemek amacına dayanır. Bu akımın savunucuları genellikle Osmanlı Devleti içindeki Türk olmayan Müslüman halklarla kaynaşma, birlikte hareket etme düşüncesini ileri sürmüşlerdir. Bu akım, II. Abdülhamit tarafından da desteklenmiş, 1908’den sonra daha da gelişmiştir. Ancak bütün çabalara rağmen İslamcılık akımı çok taraftar toplayamamış, siyasî gelişmelerle etkinliğini yitirmiştir.
Bu fikir akımıyla ilgili,
I. Padişahın da benimsediği düşünce sistemidir.
II. Devletin toprak bütünlüğünü korumak için tedbirler almıştır.
III. Müslümanları birleştirerek, uluslararası alanda siyasi bir güç sağlamaya çalışmıştır.
XIX. yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti’nde yaşayan azınlıklar, Fransız ihtilali’nin ortaya çıkardığı “her millete bir devlet” fikrinin etkisi ve Avrupalı devletlerin kışkırtmalarıyla ile Osmanlı Devleti’ne karşı bağımsız devlet kurmak için ayaklanmışlardır. Başlayan bağımsızlık isyanları sonucu Sırplar, Bulgarlar, Karadağlılar ve Yunanlar gibi Balkan milletleri bağımsızlığını kazanarak Osmanlı Devleti’nden ayrılmışlardır.
Bu metne göre;
I. Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hakimiyet alanı daralmıştır.
II. Azınlıklar, milliyetçilik fikrinin etkisiyle isyan etmişlerdir.
III. Ayrılıkçı olaylarda AvrupalI devletlerinde katkısı vardır.