5. Sınıf: Sosyal Bilgiler - 4. Ünite: Bilim, Teknoloji ve Toplum - Bilim İnsanlarının Ortak Özellikleri Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Kendisi suda yürüyebilen ve bunu ispat eden ilk insandır. Hem de Thames Nehri’ni yürüyerek geçen illüzyonist Steve Frayne’den elli sene önce gerçekleştirmiştir bunu. Atilla Hülagü bir deniz subayıydı ama hayalleri bir illüzyonistinki kadar renkliydi. Leonardo Da Vinci’nin tasarladığı bir ayakkabıdan haberdar olduktan sonra İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçmeyi kafasına koyuyor. Düşünüyor, taşınıyor, Eşiyle beraber üç fizik kanununu göz önüne alarak bir taslak çiziyor. Suyun kaldırma kuvveti, denge ve direnç. Ayakkabıdan çok bir kayığı andıran icadı için tam iki yıl uğraşıyor. Sıra ayakkabıların yapımına geldiğinde Atilla Hülagü’nün sadece askerlik ve fizik konularında bilgili olmadığını onun bir mühendis kadar ince çalışabildiğini görüyoruz. Yüzbaşı Hülagü, önce Beylerbeyi Astsubay Hazırlama Okulu havuzunda yürüyüş antrenmanlarına başlıyor. Tam 7 defa boğazı geçmeyi deniyor. 1963 yılında 8. denemesinde, Boğaziçi Köprüsü iki yaka arasına kondurulmadan on sene evvel Küçüksu’ya ulaşıyor. Bu 2 bin 200 metrelik yolu da tam 4 bin 452 adımda, 56 dakikada aşıyor.
(TEFRİKA- s.101-102)
1946 yılında Mardin’in Savur ilçesinde çiftçilikle uğraşan orta gelirli bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Mardin’de tamamladı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden birincilikle mezun oldu. TÜBİTAK bursuyla gittiği Amerika’da biyokimya eğitimi aldı Ülkemize dönüp bir süre hekimlik yaptı. Ancak aklı hâlâ bilimsel çalışmalardaydı. Amerika’ya tekrar dönerek çeşitli üniversitelerde çalışmaya devam etti. Karşılaştığı tüm zorluklara rağmen sabır ve kararlılıkla mücadele etti. Onun için bilimde başarılı olmanın yolu çok çalışmak ve çok okumaktan geçiyordu. Hayatının önemli bir kısmını laboratuvarlarda geçirdi, DNA onarım mekanizmaları konusunda yaptığı buluş sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü.
Aşağıda Gazi Yaşargil ile yapılan bir röportaja yer verilmiştir.
Soru: Siz, Yüzyılın Beyin Cerrahı seçildiniz. Neler söyleyeceksiniz?
Cevap: Beynin muhtelif odacıklardan meydana geldiğini ve her bölümün başka bir yapısı olduğunu ortaya koydum. Tümörler vücudumuzda başka yere sıçrıyor ama beyinde olduğu yerde kalıyor, sıçramadığını ispatladım. Pek farkına varılmıyor ama yavaş yavaş anlaşılacak, bilen insanlar farkına vardılar. Bunun ehemmiyetinden dolayı beni geçen asrın ikinci yarısında yüz yılın beyin cerrahı diye seçtiler.
Soru: Can Yücel size “Beynin Piri Reisi’i” demişti…
Cevap: Dünya nasıl araştırılıp, keşfedildiyse ben de beyni öyle araştırdım. O nedenle…
Soru: Tüm bunları yaparken dinlenmeye, eğlenmeye vaktiniz oldu mu?
Cevap: Hem kendi halkımı, hem de dünya halkını düşünürüm her an. Herkesin dahi iyi yaşaması, sıkıntılardan kurtulması için nasıl yardım edebilirim düşüncesi içimde hep kurttu. Devamlı düşünürüm. Dinlenmeye vaktimiz oldu ama eğlenceye kendimi veremedim. Hiç olmadı. Devamlı hastanelerde çalıştım, eserler verdik. Benim hafta sonum yılbaşım, tatilim hiç olmadı. İlk defa inanın bana 70 sene sonra Antalya’da kongrede kaldık ya, kongreden sonra 6 günde orada kaldım.
Soru: Nasıl hissettiniz?
Cevap: Tuhafıma gitti, hoşlanmadım.
“Çocukluğum bahçede oynayarak, ağaçlardan meyve toplayarak geçti. Bu nedenle doğada olmayı çok seviyorum. Beni biyoloji okumaya iten de bu sevgim. Biyoloji eğitimim sırasında hücrelerde geçekleşen olayları ve hastalıkların oluşum mekanizmalarını merak etmeye başladım. Bilgi hep artıyor. Bu nedenle alanımla ilgili yeni ve doğru bilgileri takip
etmeye ve uygulamaya çalışıyorum. Bunun için çok okumam ve çalışmam gerekiyor. Toplantılara katılarak diğer araştırmacıları dinlemek, onlarla tanışmak çok önemli. Sanırım bu işi seçmemin temel nedeni bunlar” (Gamze BORA- Hücreler üzerinde çalışan bir bilim insanı)