8. Sınıf : Fen Bilimleri - 2. Ünite : DNA ve Genetik Kod - Biyoteknoloji - Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Bir genetik mühendisi pirinç bitkisine susuzluğa dayanıklılık geni
aktarıyor. Bu gen aktarımının bitki gelişimi ve verimlilik açısından
sonuçlarını gözlemlemek için kontrollü deney düzenekleri hazırlıyor.
Biyoteknolojik yöntemlerin kullanılması bazen sorunlara
yol açtığı gibi aynı zamanda oluşan sorunun çözümüne
de yardımcı olabilmektedir.
Bilgi: Sütlerinde, yumurtalarında veya kanlarında tıbbi değeri olan proteinler üretilmesi amacıyla genetiği düzenlenen canlılara transgenik canlılar denir.
Yukarıda bir transgenik canlıdan tıbbi değeri olan protein üretimi gösterilmiştir.
Buna göre;
I. Üretilmek istenen proteini sentezleyen gen vücut hücresine aktarılmıştır.
II. Yararlı proteinler kullanılarak ilaç ve tıbbi malzemeler üretilebilir.
III. Yararlı proteini sentezleyen genin canlının meme hücresini etkilemesi sağlanarak canlının salgıladığı sütten çok miktarda yararlı protein elde etmek mümkündür.
Aşağıda bilim insanlarının yaptığı çalışmayla ilgili bir gazete
haberi verilmiştir.
MOZAİK HABER |
TAVŞAN GENLİ SARMAŞIK” Bazı ev bitkileri havadaki zararlı maddelerin bir kısmını emme yeteneğine sahip. Bilim insanlarının yaptığı bir çalışmayla bu konuda oldukça iddialı bir bitki elde edildi. Salon sarmaşığı bitkisine tavşan geni ekleyen araştırmacılar havadaki zehirli maddeleri (kloroform ve benzen gibi) bile yaklaşık bir haftada temizleyebilen çok özel bitki elde ettiler. |
Bu çalışmayla ilgili;
I. Genetiği oynanmış organizmalar tüm hastalıkların te- vS*
davisinde kullanılabilir.
II. Genetik mühendisliği uygulamaları ile bazı çevre so- s
runlarına çözüm bulunabilir.
III. Gen aktarımı sayesinde hava kirliliğinin neden olduğu
bazı hastalıkların sayısında azalma gerçekleşebilir.
Tarım alanında yapılan uygulamalar sonucunda verimi
yoksek, ortam koşullarına uygun bitki yetiştiriciliği yapmak
mümkündür. Bu uygulamalardan biri de ceviz yetiştiriciliğinde
karşımıza çıkmaktadır. Karasal iklim koşullarının
görüldüğü bir bölgede ceviz yetiştiriciliği yapmak
isteyen bir çiftçi arazisinde yetiştirdiği ceviz ağaçlarından
istenilen verimi alamamaktan şikayet etmektedir. Bunun
nedenini araştıran uzmanlar çiftçinin ceviz ağaçlarının
Nisan ayında çiçek açtığını ve bölgenin ikliminin sert olması
nedeniyle açan çiçeklerin bu durumdan olumsuz
etkilenip meyve oluşturamadığını tespit etmiştir.
Ziraat mühendisi çiftçiye bu duruma çözüm olarak biyoteknoloji
uygulamaları ile mayıs ayında çiçek açan bir bitkinin
çiçek açmadan sorumlu geninin aktarılmış olduğu
ceviz fidanları ile yetiştiricilik yapmasını önermiştir. Önerilen
fidanlarla yetiştiricilik yapan çiftçi kolay kırılabilen
yüksek verimli ürün elde etmiştir.
Bakteriler uzun yıllardır kullanılan antibiyotiklere
karşı direnç geliştirdi. Bu durum bakterilerin neden
olduğu hastalıklara karşı ilaçların eskisi kadar
etkili olmaması sorununu ortaya çıkardı.
Gen düzenleme tekniği (CRISPR) canlılara gen
aktarmak dışında ilk kez bambaşka bir amaç için
kullanılarak yeni nesil antibiyotik üretimine katkı sağlayacak.
Mobil-CRISPR’i adlı bu yöntem, hastalığa yol
açan bakteri türlerinin antibiyotikler karşısındaki
zayıf noktalarının tespit edilmesini sağlıyor. Bu
sayede bakterilerin ilaçlar karşısında daha hızlı
pes etmesi sağlanacak. Diğer bir ifade ile daha
düşük dozda ilaçlar ile daha fazla etki yaratmak
mümkün olacak.
DOĞA İÇİN BİYOPLASTİK
Hayatımızın her anında var olan ana maddelerden biri plastiktir.
Evde, okulda, alışverişte, kısacası her yerde bir şekilde karşımıza
çıkan plastiklerin tercih sebebi ucuzluğu, işlem kolaylığı ve
çeşitliliğidir. Kömür ve petrol gibi fosil yakıtlardan elde edilen
plastikler “Bisfenol A" isimli bir malzeme içerir. Bu malzeme sıcakla
temasta bulunduğu takdirde kanserojen madde açığa çıkarır.
Plastik bardakta çay - kahve tüketmek bizi kansere bir adım
daha yaklaştırır. Ayrıca elde edilen bu plastik ürünler doğada
uzun yıllar yok olmayarak çevre kirliliğine yol açar.
Bu konuyla ilgili yapılan birçok deney ve çalışma karşımıza bir kurtarıcı olan “biyoplastik” maddeyi çıkarmıştır. Biyoplastikler bitkisel yağlar, bitki nişastaları ve mikroorganizmalar gibi yenilenebilir biyolojik kaynaklardan elde edilen plastiklerdir. Biyoplastikler çözünerek kendiliğinden doğaya karışır. Bu nedenle doğa dostu olan biyoplastik kullanımı tüm dünyada yaygınlaştırılmalıdır. Yukarıda çalışma alanı çevre biyoteknolojisi olan bir araştırmacının makalesinden bir bölüm verilmiştir.
Buna göre;
I. Biyoplastik ürünlerin üretiminde kullanılan kaynaklar
II. Biyoplastik ürünlerinin kullanımının azaltılması için alınan tedbirler
III. Plastik kullanımının insan sağlığına verebileceği zararlar
IV. Plastiklerin yaygın olarak kullanılma sebepleri
verilenlerden hangisine makalede yer verilmemiştir?
Klonlama, biyolojik bir varlığın genetik olarak kopyalarını
üretmek için kullanılabilecek bir dizi farklı işlemi tanımlamaktadır.
Kaynak hücreye sahip canlı ile aynı genetik
yapıya sahip kopyalanan canlıya klon adı verilir.
Bir organizmanın kopyalanması ilk defa 1972 yılında İngiliz
bilim adamları tarafından yapılmıştır. Bu çalışmada
kurbağa embriyosu hücrelerinin çekirdeği, döllenmemiş
kurbağa yumurtalarının içine yerleştirilmesiyle klon kurbağa
elde edilmiştir.