12. Sınıf: Türk Dili ve Edebiyat - Test Çöz - ,Müfredata uygun testlerin ve cevap anahtarlarını eğitim sayfam da bulabilirsiniz.
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
İşte Eskiler’! taklit ilkesinin dayandığı esas ve işte tabiatın ve aklın gücü, çevremizde ve içimizde her şey değiştiği hâlde, hâlâ Euripides'i veya Homeros’u anlıyorsak demek ki kendimizde değişmeyen, daima aynı kalan bir akıl var ve geçmişin büyük üstatları da eserlerinde, geçici ve değişen görünüşler altında daima aynı kalan tabiatı mükemmel surette yaşatmışlar. O hâlde genel ve ideal hakikati yani tabiatı canlandırmak, onların eserlerini incelmek ve örnek edinmekle mümkündür. Antikite, Yeniler’in emrinde bulunan şaşmaz bir ölçüdür.
Dinlenir,
dinlenmez değil
bülbülün güle karşı feryatları.
Fakat asıl
benim anladığım dil:
Bakır, demir, tahta, kemik ve kirişlerle çalınan
Bethovenin sonatları.
Sen istediğin kadar
tozu dumana katar
sürebilirsin atını!
Ben değişmem
en halisüddem
arap atına;
saatte 110 kilometrelik sür’atini
demir raylarda koşan
demir beygirimin!
…………e tepki olarak 18. yüzyılda hazırlanan ve 19. yüzyılda bütün Avrupa’ya yayılan bu edebî akımda akıl ve sağduyu yerine duygusallık ön plandadır. Sadece seçkinler değil her türlü insan, eserlere konu olmuştur. Amaç tek tek bireyleri değil, toplumu düzeltmektir. Cromwell'in ön sözünde bu akımın ilkelerini koyan ……… , akımın kurucusu sayılır. Hernani akımın başarı sağladığı ilk eser sayılır.
Evin tuğla cephesi sokağın, daha doğrusu yolun tam üstündeydi. Kapının arkasına kısa yakalı bir palto, bir dizgin, kara meşin bir kasket asılmıştı; bir köşeye atılmış ve çamuru henüz temizlenmemiş bir çift çamurluk da yerde sürünüyordu. Sağ tarafta salon, yani hem yemek yenen, hem de oturulan oda vardı. Tavana yakın kısmı açık renk çiçeklerle süslü kanarya sarısı duvar kâğıdı, bezi iyice gergin olmadığından havalanıp duruyordu; kenara kırmızı zırh dikilmiş beyaz pamuk bezinden perdeler, pencereler boyunca birbirine kavuşuyordu; şöminenin dar süve pervazının üzerinde, yumurta biçimi karpuzlar altına konulmuş bir çift şamdanın arasında Hippokrates hekim heykeli bir çalar saat âdeta kuruluyordu. Sofanın öbür ucunda Charles'ın muayene odası vardı; tahminen altı ayak genişliğinde olan bu küçük odaya bir masa, üç iskemle ve bir koltuk konmuştu.
Fazla durgun olma, aklını kullanıp ölçüyü bul. Yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin yaptığını. En başta gözeteceğimiz şey, yaradılışa, tabiata aykırı olmamak. Çünkü bunda sapıttık mı tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak. Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili, seçkin dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.
Gerçekçiliğin anket ve gözlem yöntemine ……… deneyi de eklemiş, toplumu ve doğayı laboratuvardaki gibi algılamıştır. Akımın doğuşunda Hippolyte Taine'nin determinizm (gerekircilik: aynı nedenler, aynı koşullar altında, aynı sonuçlan verir), Ctaude Bernard’ın deneysel uygulama, Darwin’in evrim ve soyaçekim düşünceleri etkili olmuştur. Akımın ilkelerini Emile Zola, Deneysel Roman adlı kitabında açıklamıştır. İnsan kişiliğini, insanın duygu, düşünce ve eylemlerini kalıtım ve çevrenin ürünü olarak açıklamışlardır. İnsandaki asıl belirleyicinin de, insanın kendi iradesinin değil; içinde yaşadığı toplumsal çevre ve soyaçekim özellikleri olduğunu düşünmüşlerdir.
İnsanlık aşkı, insaniyete muhabbet, insancıllık/insancılık; insanı, renk, ırk, din ve mevkisini dikkate almadan sevmek, onun hayrını düşünmek manasına gelen akımın felsefî anlamı, “İnsanî değerlerin savunulmasını esas alan dünya görüşü”dür. Genel olarak ise akıllı insan varlığını tek ve en yüksek değer kaynağı olarak gören, bireyin yaratıcı ve ahlâkî gelişiminin, rasyonel ve anlamlı bir biçimde, doğaüstü alana hiç başvurmadan doğal yoldan gerçekleştirebileceğini belirten ve bu çerçeve içinde İnsanın doğallığını, özgürlüğünü ve etkinliğini ön plâna çıkartan felsefî akımdır.
I. Klasisizm - Romantizm
II. Romantizm - Realizm
III. Realizm - Natüralizm
IV. Parnasizm - Sembolizm
Akımın ilkelerini Emile Zola, Deneysel Roman adlı kitabında açıklamıştır. İnsan kişiliğini, insanın duygu, düşünce ve eylemlerini kalıtım ve çevrenin ürünü olarak açıklamışlardır. İnsandaki asıl belirleyicinin de insanın kendi iradesinin değil, içinde yaşadığı toplumsal çevre ve soyaçekim özellikleri olduğunu düşünmüşlerdir.