10. Sınıf : Türk Dili ve Edebiyatı - 6. Ünite : Tiyatro - Geleneksel Türk Tiyatrosu Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Hacivat - (Perdeye gelir.) Karagöz, kusurumu affet!
Karagöz - Affedersem yine yaparsın.
Hacivat - Hiddetini teskin et.
Karagöz - Keskin ettiğim için bağırıyorum ya!
Hacivat - Artık geçsin hiddetin.
Karagöz - Geçti, Hacivat.
Hacivat - Sormak ayıp olmasın ama sen nereden çıktın?
Karagöz - Ayıptır, Hacivat.
Hacivat - Neden?
Karagöz - “Neden?” diye soruyorsun! Şimdi sana anamın karnında ne var ne yok, onu mu söyleyeyim?
Hacivat - A canım, ben sana ananın karnından çıktığını sormuyorum. “Şimdi nereden çıktın?” diyorum.
Hacivat: Gel benim gönlümün hâsılı!
Karagöz: Gelemem burnumun mayasılı.
Hacivat: Gel benim serv-i bülendim!
Karagöz: Gelemem sümüklü efendim.
Hacivat: Gel benim gönlümün eğlencesi!
Karagöz: Gelemem kokmuş çarşı işkembesi.
Hacivat: Gel benim âvâre gezenim!
Karagöz: Gelirsem beynini ezerim.
Hacivat: Gel benim canımın canı!
Karagöz: Hoş geldin fındık sıçanı.
Hacivat: Merhaba lapa tenceresi!
Karagöz: Hoş geldin belâ penceresi
I. Hacivat bu bölümde müzik eşliğinde bir semai okur ve “ Hay Hak” diyerek söze başlar.
II. Hacivat’ın “Yıktın perdeyi eyledin viran, varayım sahibine haber vereyim heman” sözleri bu bölüme damgasını vurur.
III. Bu bölümde anlatılan olaya göre Karagöz oyunları çeşitli isimler alır. Asıl konunun geçtiği bölümdür.
IV. Karagöz ile Hacivat’ın karşılıklı konuştuğu bölümdür.
Artık vakit gelmiş, Süruri Efendi, yüksekçe yerdeki sandalyesine oturmuş, kocaman basma bir mendili omuzuna atmış ve elindeki sopayı üç kere yere vurduktan ve avuçlarını da birbirine şaplattıktan sonra (Hak dostum Hak!) diye tekerlemesine ve arkasından anlatacağı hikâye ve masala başlamıştır.
Titrek mum ışıkları bir rüya hissi verir
Şimdi daha parlayan bu hayal perdesinde.
Hacivat “Ya Hak!” diye perdede boy gösterir,
Aldırmaz Karagöz’ün homurdanan sesine
Bir topluluğa hikâye (destan, masal vb.) anlatan bir sanatçıdır. Bir meydanda, bahçede yahut kahvede çevresine toplananlara belli bir konuyu anlatır. Bunu, çeşitli ağızlar kullanarak, ses değiştirmelerle değişik kişilikler vererek, hatta hayvan sesleri çıkararak renkli ve ilginç hale getirir. Yani bir bakıma tek başına, bugünkü deyimle “efekt” de sağlayarak çevresine toplananları ağzının içine baktıran usta bir adam. Bunda yalnız anlatma yeteneği değil, dinleyicinin ruh halini bilmesi gereken bir psikoloğu da buluyoruz.
.......…. ukaladır. Istılah paralamadan iki lakırdı edemez. Dost görünür lâkin riyakardır. Kibarlığa özenir ………… ve onun gibi basit insanları istihfaf eder. O, büyüklüğe, ulemalığa, ekabire çatmaya ve hep onların muhitinde yaşamaya özenen zümrenin timsalidir.
İlk olarak müzik eşliğinde perdeye bir göstermelik yerleştirilir. Göstermelik, oyun ile ilgisi olmayan bir görüntüdür. (Kedi, saksı, ağaç, kalyon vb.) Göstermelik bir süre perdede kaldıktan sonra narekenin zırıltısı eşliğinde kaldırılır. Bundan sonra tefin vurulmasına uygun hareketlerle Hacivat perdenin solundan içeri girer ve bir semai okur. Semai bitince “Hay! Hak!” nidalarıyla perde gazeline başlar. ........ en önemli unsuru perde gazelidir. Bu gazellerde dünyanın faniliği, dış görüntüye aldanmayıp onun ardındaki gerçeği görmenin gerekliliği üzerine öğütler verilir.