10. Sınıf : Türk Dili ve Edebiyatı - 9. Ünite : Gezi Yazısı - Gezi Yazısının Çeşitleri ve Özellikleri Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
(I) Gezi yazıları, yaşananlara ve gözleme dayanır. (II) Yazar, yazısını kaleme alırken kendi anılarının yanı sıra yazılı ve sözlü kaynaklardan da yararlanır. (III) Yaşadığı, gördüğü, duyduğu olay ve durumlara ilişkin duygularını, düşüncelerini açığa vurabilir (IV) ancak konuya ilişkin değerlendirmeler, çözümlemeler yapamaz. (V) Yazarın anlattıklarının gerçeğe dayalı olması, yazısını güçlendirmek amacıyla gerçek dışı aktarımlara yönelmemesi gerekir.
Bir ara kulağıma amca, amca diye bir ses geldi. Yanımdaki parmaklıktan aşağı bakınca sazlar ve kurumuş çamurlar arasında yarı çıplak bir kız çocuğu gördüm. Lüksün kuvvetli ışığı altında saçları ve yüzü bembeyaz, gözleri kamaşmış, bana elini uzatıyor:
-Amca, bana ekmek atıver .....
Dikkat edince daha ötelerde, ileride aynı kıyafette daha başka çocuklar, hatta büyükler görüyorum.
XVI. yüzyıl Osmanlı klasik döneminin önemli bir eseri, ..... Mir’atül-Memalik adlı kitabıdır. Bu eser, Türkçe yazılan ilk gezi kitabıdır. ..... yazdığı Cihannüma da Osmanlı ülkesinin anlatıldığı coğrafya kitabı niteliğinde olsa da gezi türüne ait özellikler taşır.
Cumhuriyet Dönemi’nde, gezi yazıları türünde önemli bir artış görülür. Başta, Ahmet Haşim’in ..... , olmak üzere Yakup Kadri’nin ..... , Celal Esat Arseven’in ..... , Falih Rıfkı Atay’ın, ..... , eseri bu dönemin gözlem ve anlatım ustalığı bakımından öne çıkan eserleridir.
Arabalarımız on altı katlı “Özbekistan Mihmanhanası” önünde durduğu zaman, güneş bir iki minare boyu ancak yükselmişti. Gördüm ki; Özbekistan Mihmanhanası, etrafını kuşatan geniş caddelere, birkaç metre yükseltilen yığma bir düzlükten bakıyor. On altı katlı Özbekistan Misafirhanesi, modern bir otel. Meydanın bir köşesinde, kocaman bir havuzun sayısız fıskiyelerinden şakırdayarak dökülen suların ince musikisi, kuş cıvıltılarıyla birlikte, etrafa perde perde yayılıyor. Ve o serin meydanı süsleyen iri güller, sabah mahmurluğuyla yüzümüze gülümsüyorlar.