10. Sınıf: Türk Dili ve Edebiyat - 3. Ünite : Şiir - Halk Şiiri Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Âşık Ömer, Dertli, Dadaloğlu, Bayburtlu Zihni divan sahibi olan halk edebiyatı sanatçılarıdır.
Bahçelerde saz olur Gül açılır yaz olur Ben yârime gül demem Gülün ömrü az olur | Yâr elinden Tutaydım yâr elinden Yâr benim canım gözüm Korkum ağyâr elinden |
I.
Daimi’yem her can ermez bu sırra
Eyüp sabır ile gitti Mısır’a
Koyun oldum ağladım ardı sıra
Bu da gelir bu da geçer ağlama
II.
Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın
Hayatın başlangıcını ve insanın hayata geldikten sonra ulaşmak istediği makamı, bu makamdan ayrılıp asıl âleme dönüşünü ve nihayetinde ahirete varışını konu edinen şiirlerdir. Bu tür şiirler, tasavvuftaki nüzul (inme) ve seyir (yükselme) adı verilen döngüyü işlemektedir.
Ne zaman, nerede, kim tarafından yaratıldığı belli olmayan, dilsel ürünlerin tümüne birden verilen addır ortak (anonim) halk edebiyatı. Maniler, destanlar, masallar, ninniler, ağıtlar, bilmeceler, atasözleri, deyimler, Karagöz ve benzeri oyunlar, …………… halkın ortak yaratısı olarak düşünülmüştür.
Halk edebiyatı nazım biçimleri içinde en çok kullanılandır. Genellikle 11 ’li hece ölçüsüyle söylenir. 6+5 veya 4+4+3 duraklıdır. En az 3, en çok 8 dörtlükten oluşur. Uyak düzeni abab, cccb, dddb ………….. şeklindedir. Sevgi, doğa, türlü acılar, insanlık sevgisi gibi konuları işler.
XVI. yüzyılda yaşamış olan ............. , dinî ve tarikata dayalı kimliğini öne çıkaran bir aşık olarak ünlenmiş, şiirlerinde tematik olarak Osmanlı-Safevi çatışmasına ağırlıklı olarak yer vermiş, hakkındaki efsanelere göre Osmanlı toprağında yaşayıp Safevi hanedanını tuttuğu ve şiirleriyle sözcülüğünü yaptığı gerekçesiyle ölüme mahkum edilmiştir. Ona ait olduğu kabul edilen şiirler hecenin 7, 8 ve 11'li kalıplarında, dörtlük temelinde ve koşma biçimindedir. Şiirlerini saz eşliğinde ezgili olarak söylemiştir. Güçlü bir gelenek oluşturmuş ve “Alevi-Bektaşi Edebiyatı” olarak anılan tarzın ortaya çıkmasını sağlamıştır.