8. Sınıf - T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük - 3. Ünite : Milli Bir Destan : Ya İstiklal Ya Ölüm - Milli Mücadele' nin Sanata ve Edebiyata Yansımaları - Test Soruları
TestSorular'da sadece oturum açmış öğrenciler çözdükleri testlerden puan kazanabilir.
Yok benim amacım puan toplamak değil sadece kendimi geliştirmek istiyorum diyorsan, sorular seni bekliyor.
Türk halkının bağımsızlık uğruna yaptığı mücadele, hem savaş dönemi hem de daha sonraki dönemlerin yazarlarını, şairlerini, ressamlarını ve heykeltıraşlarını etkileyerek sanatlarına yansımıştır.
Halide Edip, Milli Mücadele yıllarında geçen bir diyalogu “Türk’ün Ateşle İmtihanı” adlı romanında şu şekilde aktarmaktadır:” Ah evladım, dedi, ne oturup ne yazarsınız. Boğazlan kesilmiş bir halk için yazı neye yarar? Bu köyün üç bin sığırı ve tavuğu vardı. Şimdi yaralı kocamla kızıma yedirecek yumurta bile bulamıyorum. Bir tek tavuk bile kalmadı. Tuz bile kalmadı. Yaprakları, otları kaynatıp yerken insan içine bir parça tuz koyabilse.”
Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile başlayan ve 1923’teki Lozan Barış Antlaşması’na kadar olan döneme Millî Mücadele Dönemi denir. Bu dönemde yaşanılan siyasi, sosyal ve kültürel olayları dönemin yazar ve ressamlarına ilham kaynağı olmuştur. Sanatçıların eserlerine bakarak dönem hakkında çeşitli bilgilere ulaşılabilir.
Buna göre Millî Mücadele Dönemi ile ilgili eserler incelendiğinde;
I. Halkın işgallere karşı kahramanca mücadele ettiğine,
II. Halkın Tekâlif-i Milliye Emirleri gereği yaptığı yardımlara,
III. Ülkenin çağdaşlaşması için yapılan inkılâplara
Aşağıda Milli Mücadele Dönemi’ni en güzel yansıtan romanlardan biri olan Tarık BUĞRA’YA ait “Küçük Ağa”dan bir bölüm verilmiştir. Reis Bey başını salladı: “Elbette. En mühimi de etrafınıza Kuvayımillîyenin çete olmadığını, Kurtuluş Ordusu’nun çekirdeği olduğunu yaymaktır. Eli silah tutanlar gider katılır, kalanlar da karınca kararınca para ve mal yardımında bulunur. Aranızda bir heyet kurun; üç beş kuruş, bir kalıp sabun, bir çift çorap, bir çaputun bile değeri vardır. Toplayın, verin. Önümüz kış. Düşman boyuna ilerliyor. Yakında büyük çarpışmalar başlayacak. Ne kadar kuvvetli olursak o kadar dayanabiliriz. Dayandıkça da derlenip toparlanırız...”
“...Rumeli köylüleri de Milli Kuvvetlere taraftar oldular. Onlar da cennet gibi yeşil tarlaları, bülbüllere yurt olan gül bahçelerini, beyaz sıvalı temiz ve mesut evleri düşmana bırakıp kaçmışlardı. O beyaz yurtların içinde öldürülen duvaklı gelinlere kadar sevgililerin kızıl hatıraları vardı. Onları Anadolu’ya doğru iten kanlı kasırganın batıdan gelen eski siyah bulutlardan, yoğun dumanlardan doğduğunu biliyorlardı. Zavallı toprağında henüz düşman görmemiş olan Anadolu, nihayet uyandı ve nasıl uyandı...